Chronicles #01: Günlük Malumat

Chronicles #01: Günlük Malumat

İstanbul Üniversitesi ile geçmişin tozlu sayfaları arasında başlayan çileli ilişkim bir türlü bitmek bilmiyor. Başka derdim yokmuş gibi, yıllardır içimde ukde kalmış bir arzuya yenik düşerek, “Felsefe” okumaya karar verdim. (Liseyi bitirdiğimden beri lisans eğitimi almadığım bir sene dahi olmadı.) Bu sene birinci sınıftayım ve “Güz Dönemi” çoktan başladı.

Bu yıl sorumlu olduğum ana dersler Felsefeye Giriş, Klasik Mantık, Felsefenin Temel Problemleri, Presokratikler ve Platon, Eksen Çağlarda Bilgelikler ve Felsefe, İngilizcede Felsefe Metinleri ve Sosyolojiye Giriş. Ama bir yandan da Felsefe Öncesi Düşünüş, Felsefenin Temel Kavramları, İlkçağ Felsefesi, İlkçağ Felsefesi Metinleri gibi konular üzerine ayda yaklaşık 3000 sayfadan fazla okuma yapmam gerekiyor. Bu konuda beni nefret ettiğim, hatta fobim haline gelmiş Klasik Mantık dışında korkutan ya da rahatsız eden bir durum yok. Zaten okumayı çok seviyorum.

Şimdiye kadar zaruri “syllabus” materyali dışında aldığım kitaplar; rahmetli Ahmet Cevizci‘nin derlediği Felsefe Sözlüğü (fakat Paradigma olan değil, onu da Nadir Kitap‘tan almayı düşünüyorum), yine Ahmet Cevizci‘den Felsefe’ye GirişNigel Warburton‘dan Felsefenin Kısa TarihiBertrand Russell‘ın üç ciltlik Batı Felsefesi Tarihi ve Jostein Gaarder‘ın yıllardır okumak için kendime fırsat yaratmayı beklediğim ünlü kitabı Sofi’nin Dünyası.

Almayı planladıklarım arasında en başta; “Fikrinde ısrarcı olmak değil, fikrini değiştirmek erdemdir” düsturunu bana kazandıran Ahmet Arslan‘ın İlkçağ Felsefe Tarihi adındaki beş ciltlik eseri var. Onun dışında, okulla ilgili olmayan fakat iş nedeniyle almak zorunda olduğum başka kitaplar da var fakat şimdilik onları bu listeye bulaştırmayalım.

Grip Lanetine Karşı İttifak: Umca ve Sambucol

Dünyanın en lanet grip virüsü bünyeme tebelleş olmuş durumda. Havalar bir sıcak bir soğuk olduğundan beri hastayım; boğazım ağrıyor, burnum akıyor, halsizim ve huysuzum. Antibiyotik kullanmak istemediğim için sefaletimin süresini uzatıyorum ama olsun; başı ağrısa antibiyotiğe dayanan geri zekalı yığınların mutasyona uğrattığı bu tuhaf grip virüsünü yenmek için bağışıklık sistemime güveneceğim.

Eğer siz de antibiyotik kullanmayı sevmeyen, her gün bitki çayı içerek, C vitamini alarak, beslenmesine ve uykusuna dikkat ederek yaşayan; yine de buna rağmen bu aşağılık hastalıktan kurtulamayan bir bireyseniz “ilaç” statüsünde olmadığı için rahatlıkla önerebileceğim; yalnızca Eczanelerde satılan iki mucize var: Umca Solüsyon ve Sambucol Efervesan Tablet.

Umca 50Mg Solüsyon

Kutunun üzerindeki sararma ambalajın kendi tasarımı, güneşten sararmış olduğunu düşünmeyin.

Önce Umca‘dan başlayayım: Kökeni Güney Afrika olan Sardunya (Pelargonium Sidoides) bitkisinin kök sıvısı ekstresi olan Umca; Bronşit, Sinüzit, Anjin (boğaz ağrısı), viral enfeksiyonlara bağlı burun akıntısı ve Farenjit olgularında etkili olan, bağışıklık sistemini güçlendirici antiviral, antibakteriyel ve antioksidatif bir solüsyon. Öksürük, ateş, boğaz ağrısı, halsizlik-yorgunluk gibi şikayetlerin giderilmesinde “yardımcı” olarak kullanılıyor.

Kullanımı çok basit; bebekler-çocuklar için günde üç defa 10 damla, ergenler için günde üç defa 20 damla, yetişkinler için de günde üç defa 30 damlayı bir bardak suya damlatarak içiyorsunuz. Tadı, eğer tatmış olanınız varsa aynı tentürdiyota benziyor. Rengi de öyle. Her öğünden yarım saat önce ılık su ile içerseniz; şişesini oda sıcaklığında ve kapalı olarak saklarsanız ve hastalık belirtilerinizin geçmesinin ardından iki-üç gün daha kullanırsanız, Umca vaat ettiği şeyi yerine getirip sizi ayağa kaldırıyor. Eğer kanamanız varsa, kan pıhtılaşması sorunu yaşıyorsanız, diş ve diş eti hassasiyetiniz varsa “sızıntı” şeklinde kanamaya sebep olduğu için Umca kullanmanız önerilmiyor. Zaten hiçbir koşulda doktorunuza / eczacınıza danışmadan ve prospektüsü okumadan, kafanıza göre tedavi uygulamayın.

Sambucol Efervesan Tablet

Sambucol ise suda eriyen “Sandoz” benzeri efervesanları sevmeyenler için adeta bir barış antlaşması! Tadı o kadar güzel ki sizi temin ederim, denediğiniz için pişman olmayacaksınız. Sambucol esasen bir kara mürver ekstresi ve Umca ile benzer semptomların tedavisinde kullanılıyor. Ben sabah ve akşam olmak üzere iki gün kullandım ve alnımda biriken sinüzit topağı yüzünden Cerberus‘a dönüşmek üzereyken tak diye iyileştim. Hala ses kısıklığım ve öksürük devam ediyor fakat o dayanılmaz, süründürücü, rezil hastalık hali geçti gitti.

50 mg Umca ve 15 tabletlik Sambucol’e toplam 87TL ödedim. Yıllardır tanıyıp alışveriş yaptığımız mükemmel bir Eczacımız olduğu için bu mümkün oldu… Siz çok daha fazla ödeyebilirsiniz. Dolayısı ile ne yazık ki Umca ve Sambucol’ün ucuz olmadığını söylemek durumundayım.