>Hayatım boyunca yaşadığım en büyük problem bu oldu; dönmeden duramamak. Döneklikten bahsetmiyorum, geçmişe dönmekten bahsediyorum. Bugünden sürekli şikayetçi, istikbale yönelik ise sürekli umutsuz olduğum için; protest benliğimin huzur bulduğu tek zaman dilimi, “Di’li Geçmiş Zaman” oluyor. Başkalarının ağzından aktarılan “Miş’ler” de bei pek enterese etmez… Ne var, ne yoksa hepsi kendi geçmişimde.
Hahahaha şaka yaptım şakaaaaaa.
Hiç böyle dramatik ve edebi bir insan değilim ben lan! Tek derdim şu: Sürekli 90′lar konusunda yazmak istemiyorum; hatta burayı 90′lar çöplüğüne çevirmemek için yeni bir blog açtım. Ama şuraya yazmadan duramıyorum arkadaş! Yine 80′lerin sonu 90′ların başı soslu bir yazı yazacağım. (Bizim nesil için 80′ler de 90′larda idrak edildiği için, iki dönem içiçe geçmiş sayılır.)
Sanctum (2011)
11 Şubat’ta bir arkadaşımla Kanyon’da Sanctum’u izledik. İçimdeki “90′lar sineması” ateşini harlayan da bu film oldu. Yönetmen Alister Grierson’ın ticari olarak doğru; şahsi kariyeri açısından tehlikeli sayılabilecek kararı doğrultusunda bir James Cameron filmi olarak algılanan Sanctum, bu görsellikle 90′lar ortasında çekilebilmiş olsaydı bir efsane olurdu. Maalesef günümüzde ‘eski, güzel günleri hatırlatmaktan’ hallice bir işlevi yok. Bir de izlerken insanı dalmaktan soğutuyor, bünyesine klostrofobi tohumları zerk ediyor o kadar…
Eğer hâlâ izlemediyseniz, bence izleyin. IMDB’de 5.7 almış olması sizi yanıltmasın. Blockbuster kavramına yakın bir anlayışla çekilen Sanctum; sinemada izlemediğiniz sürece iyi vakit geçirmenizi sağlayabilecek bir film değil. Tam olarak ağızda patlayan popcorn’ların çatırtısı ve Dolby’nin gümbürtüleri eşliğinde, büyük ekranda izlenmesi gereken bir Hollywood filmi. Hatta başrolünde Richard Roxburgh yerine Bruce Willis’in oynamasını bekleyebileceğiniz derinlikte bir Hollywood filmi
Malum 90′ların gazını aldım ya, bir “Arnold Schwarzenegger” kombosu yapmadan olmazdı. O yüzden geçtiğimiz haftasonu Schwarzenegger’ın belli başlı filmlerini seri halinde izlemeye karar verdim. Merak etmeyin, filmleri sayfalar süren bir incelemeye tabii tutmayacağım. En azından burada
Diğer blogumda bir Arnold serisi yazmaya karar verdim. Burada yalnızca öne çıkan başlıkları yazsam yeter
Commando (1985)
Conan ve Terminator serisini ayrıca izlemeyi düşündüğüm için, asla bıkmam, Schwarzenegger’ın her biri kendi çapında fenomen olan solo çıkışlarını izlemeye karar verdim. Bunların başında bir Schwarzenegger filmi olarak anılmaya layık olan ilk film Commando’ydu. Arnie’nin diğer filmlerine göre, Star’da ya da ShowTV’de kendinde daha az yer bulan bu film; Arnold’un sonraki soloları Raw Deal ve Running Man’in diyalog ekibine çok yardımcı olmuş
Tabii Arnold’un kariyerindeki en büyük çıkış olan Terminator’ün (1984) Amerikalılar (ve geriye kalan Dünya vatandaşları LOL) üzerinde, unutulmaz etkiler bırakan klasik sahneleri Commando’da önemli göndermeler kullanılarak başarıyla işlenmiş:
Söz konusu sahneler;
Terminator: (1984)
Bu da Commando’daki ünlü sahne
Bir diğeri, artık bir atasözü haline gelen “I’ll be back!”
Terminator (1984):
Commando (1985):
Not: Gerizekalı Youtube user’ı, malca bir remix yapmış, videonun tamamını izlemenizi önermem
Film kendi çapında efsane olsa da, Sylvester Stallone tarzı “tek adam” konusunu işlediği için, diğer Arnold filmleri kadar ünlü olamadı. Ama hâlâ izlememiş olanlar varsa, sırf başındaki mutlu aile tablosu sahneleri için izlemenizi öneririm. Bence Arnold Schwarzenegger John Matrix ve kızı Jenny Matrix’in (Alyssa Milano) filmin başındaki yaşantıları, gelmiş geçmiş en mükemmel ” Amerikalı aile mutluluğu” şablonlarından birisidir
Üstelik annesiz olmasına rağmen!
The Running Man (1987)
Yine değeri bilinememiş Arnold Schwarzenegger filmlerinden biri daha. Asıl derdi Stephen King’in Richard Bachman adıyla yazdığı bir hikayeden yola çıkarak Network ve Medya eleştirisi yapmak olan film, bu hususta çok önemli bir çaba sarf etmese de distopik bilim-kurgu türü için önemli nitelikler taşıyan başarılı yapımlardan biri olmayı başardı. Kurgusundaki basitlikler ve Arnold Schwarzenegger’ın komik olması için uğraşılan lüzumsuz diyaloglar olmasaydı, çok daha karanlık bir atmosfere bürünerek daha iyi sonuçlar elde edilebilirdi. Ama bu haliyle bile kesinlikle izlenmeye değer, eğlenceli, zamanına göre başarılı bir film The Running Man.
Trailer’da yine Terminator’e yapılan ünlü “I’ll be back” göndermesini görebilirsiniz.
Araya işlerim girdiği için, seriyi henüz tamamlayamadım. Ama Raw Deal, Red Heat, Twins ve Total Recall’u içeren ikinci bir seriyi yakın zamanda patlatacağım.
Bu filmler benim için öyle değerli ki; bir “Arnold Schwarzenegger Filmleri” yazı dizisi oluşturmak için sabırsızlanıyorum
I’ll be back!

>sir 18th quemandele "richard the wineheart" johnson der ki:şu sanctum'u hala izlemedim, izlemem de bu gidişle, önyargı falan değil, kaldı ki cameron adını patatese bassa, onu 3 saat ekranda çevirse, bunu da başka biri yönetse ve herkes cameron yönetti sansa yine izlerim. şu sıralar tüm sinema tanrılarından af diliyorum, 2 yıldır beklediğim tron dahil, hiçbir filmi izlemeye gitmedim. affet moruk!arnie iyidir, ama fena halde arnie'nin yerini gözümde, üstte de kendime sonisim olarak seçtim bak, dwayne johnson alıyor benim gözümde.the rock…filmler bazında henüz arnie'ye rakip olacak bir işi olmadı, hatta arnie'ye nazaran daha fazla komedi aksiyonla daldı piyasaya…arnie gibi nasıl anlatsam, sıfat bulamıyorum, unique, değil. arnie bir fenomen. yeri dolacak gibi değil. ne yapayım o olmadığı zaman onun boşluğunu ancak o ebatta biri alıyor böyle hahahahaha. ama müsabık olduğu dönemi alırsak, dolmaz da o boşluk bak. o kadar filme gitmedim ama, faster'ı izledim, bir de arnie film çekse kalkar gider izlerim.neticede yazı askerde geçirdim ve ekspendıbılsı seyretmek için, olmadık revir numaralarıyla fakülte hastanesine gitmek suretiyle filmi izlemek için ayak yaptım.neyse fazla vaktimin olmaması şu en boş günlerimde ayrı bir ironi…diğer blogunu burda görmesem, hiç görmezdim sanırım. dur bakıyorum, sağ cenaha eklemişsin gerçi, demek ki bir gün görürümüşüm.itinayla 82 doğumlu biri olarak, 18 yaşına milenyumla girmiş biri ve net hatırlayan biri olarak, ziyaret edecem.hörmetkarınız c.r.http://www.youtube.com/watch?v=rRPq–rBH5g&feature=related