>Hayatım boyunca yaşadığım en büyük problem bu oldu; dönmeden duramamak. Döneklikten bahsetmiyorum, geçmişe dönmekten bahsediyorum. Bugünden sürekli şikayetçi, istikbale yönelik ise sürekli umutsuz olduğum için; protest benliğimin huzur bulduğu tek zaman dilimi, “Di’li Geçmiş Zaman” oluyor. Başkalarının ağzından aktarılan “Miş’ler” de bei pek enterese etmez… Ne var, ne yoksa hepsi kendi geçmişimde. Hahahaha şaka yaptım [ Read More ]

>Nedendir bilmem ama M. Night Shyamalan’ın filmlerini bir türlü sevemedim. Eğer filmlerinin senaryosunu kendisi yazmak ve casting aşamasına burnunu sokmak yerine, işi profesyonellere devredecek kadar zeki olsaydı; perişan olan kariyeri düştüğü son hallerden çok daha iyi bir seviyede olabilirdi. Dünya dışı yaşam, istila, bilim kurgu, crop circles vb. konulara muazzam derecede ilgim olmasına rağmen Signs’ı [ Read More ]
>Burada oturup filmi anlatmayacağım. Zira henüz gösterimi devam ediyor ve Spoiler vererek 2 gramlık hikayesini de piç etmek istemiyorum. Filmin müziklerinden şurada bahsettim; geriye bahsedilmesi gereken en önemli şey olan görsel efektler ve yapım aşaması kalıyor. İlk filmi yıllar önce izlemiştim ama; Tron gösterime girmeden önce de bir şekilde elime geçti. Oturdum, tekrar izledim. Hollywood’un [ Read More ]
> Hezarfen! İçimdeki animasyon aşkını, tasarım aşkını yeniden canlandırdı. Öyle söyleyeyim Siz izleyin! http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=18855836&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=1&color=00ADEF&fullscreen=1&autoplay=0&loop=0 Daha Fazla Bilgi İçin: http://www.hezarfen-themovie.com/
>Kendimi işe vermediğim zamanlarda, düşünme, dertlenme ve tasalanma oranımı hatrı sayılır bir miktarda düşürmek için başvurduğum iki yöntem var: Uyumak ve “Romantik Komedi & Kötü Film” seyretmek. (Kötü film derken; kendini ciddiye almayan film olarak tarif etmek belki daha uygun olur.) Bu hafta da bir yandan Laptop’ta çalışırken diğer yandan film izlemeyi denedim. Sonuçlar beklediğimden [ Read More ]
>Bu filmi daha önce neden izlemedim bilmiyordum, ta ki izleyene kadar. Elimin bir türlü gitmeyişinin sebebi yalnızca tesadüfmüş Hem de öyle bir tesadüf ki; “bunun bir anlamı olmalı” diye düşündürten cinsten… Eğer daha önceden izleseydim, benim için bu kadar kişisel bir anlamı olmayacak, sevdiğim eserler kategorisine kafadan giriş yapamayacaktı. Empati kuramayacak, olayın yalnızca “kurgudan ibaret” [ Read More ]
>Not: Bu yazıyı normalde Old & Beautiful için yazmıştım, ama bir bilim-kurgu / zaman yolculuğu klasiği olduğu için, burada yer almaması da içime sinmedi. Eğer tek cümle ile tanımlamamız gerekirse; Chris Marker’ın 1962 yapımı kısa filmi La Jetée’den esinlenilerek çekilmiş, Terry Gilliam tarafından yönetilmiş bir bilim kurgu filmi. Eğer birden çok cümleyle tanımlamamız gerekirse; işte [ Read More ]
>http://screencrave.com/wp-content/plugins/flash-video-player/mediaplayer/player.swf Screencrave de benim gibi, eski kafalı korku filmlerinden hoşlanıyormuş. Hatta David Goyer – The Unborn tespitine de %100 katılıyorum.
> Ne günlere geldik lan! Michael Bay’in “Producer”, Steven Spielberg’in “Executive Producer” olduğu bir Thriller Hollywood’un PeakPoint’lerinden biri olan Şubat 18′de gösterime giriyor ve bu işin bütçesi yalnızca -aşağı – yukarı- 60 Milyon Dolar. J.J. Abrams’ın Televizyon ruhu ile kotardığı düşük bütçeli / yüksek gelirli işler, Bilim Kurgu ve Thriller’da 200K’dan aşağı sıçmayan yönetmenlerimiz Bay [ Read More ]
>Hastalık belirtisi: SPOILER içerir. Tam da dün bu saatlerde 2010′un En’ler Listesi’ni yazmaya başladım. Dün, bundan birkaç saat sonra, istemeyerek de olsa, 2010 yılının en iyi filmini Nolan’ın Inception’ı olarak belirledim. (Gün doğmadan neler doğuyor!) Ne yalan söyleyeyim, ikinci kez bile izlemek istemediğim bu filmi “2010′da izlediğim en iyi film” seçmek bana dokunmuştu. Ama bugüne [ Read More ]